Kendi
Ne yapma(ma)ya çalışmak/çalışmamak, hangi yazıyı yazayım, hangi şarkıyı dinleyeyim şimdi, ne yapacaktım, biz buluşmalarımızda ne yapmıştık/ne hissetmiştim, ne söyleyecektim, söylemesem daha mı iyi, YETER, YETER, SİKTİRİN GİDİN! Düşüncüler, aksiyonlar, anılar, keşkeler, pişmanlıklar, kalanlar-kalmayanlar, durumlar, şartlar, planlar, hayaller, kurgular, bilinen doğrular-yanlışlar, bilinmeyenler, önyargılar; durun yetti, durun, tamam küfredilmek en sağlam olana bile ters dönüp bir baktırır.…
Hayal
Ye, Dua Et, Sev terapi filmimin 7:40’ta ki replikleriyle başlayacağım. “Bu evi bir yıl önce almıştım. Bunu istememiş miydim? Bu hayatın kurulması sürecinin her bir anına ben de müdahil olmuştum. Öyleyse neden kendimi içinde görmüyordum? Kalmaktan daha imkansız olan tek şey gitmekti. Kimseyi incitmek istemiyordum. Arka kapıdan sessizce kaymak ve Grönland’a varana kadar hiç durmamak…
Koşmaya (S)Övgüler
Bir gece vakti, her yer susmuş, kuşların cıvıltılarına daha vakit var. Birbirleriyle doya doya ruh ve bedenleriyle sevişenler, yeni dünyaya uyum sağlamaya çalışan bebekler ve ebeveynleri, dilenciler, gece nöbetçileri, sokakta ki tek tük araba sürenler ve ben uyanığız. Yazmaktan çekindim, kaçtım aslında. Gün içinde de yazabilirdim. Yazmadım. Heyecanlarım, korkularım, günlük telaşlar, zamanı öldürmelerim, alacaklı bir…
Direnç
Yatağa girdiğimde bir şey fark etmeyecekti; biraz esneyecek, biraz derin nefesler alıp verecek, kaslarıma rahatlık gelsin umuduna sarılacak, telefona bakmamak için masaya koyacak, ilk önce sola sonra sağa dönecek, en sonunda sırt üstü yatıp Tanrı’ya yalvaracaktım, uykuya teslim olabilmek için, battaniyeyi boynuma kadar çekecek ve biraz uyku, biraz dinlenme niyetiyle, lütfen diyecektim. Duam günün yorgunluğundan…
Nasıl, How, Wie?
Boş bir sayfa ve gece yarısını çoktan geçti. Aslında niyetim gece yarısını geçmemekti ama içimdeki kelimeler ya da çizimler için bir çıkış yolu bulamazsam rahat edemeyeceğim hissine kapılarak yazmaya başladım. Evim oldukça geniş bir 1+1. Salonum ve mutfağım aynı yerde. Gecenin soğuğu balkona çıkamayacağım kadar sert olunca balkon kapısını açarak içerde sigara içmekten yana hakkımı…
Köy Yanar Kahpe Taranır
İkinci vizeme yakın yine aklımdan hocalarla konuşuyorum, onların asla girmeyeceği muhabbetleri düşünüyor, kendimi anlatma derdinde yanıyorum yine, yeniden. Onlarla olan hayali diyaloğumda şöyle diyorum ben de Orhan Pamuk yolunda olacağım sanırım, kendisi hayalim olan İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık lisans eğitimini bırakmış biri, bense bitirmeye niyetliyim diyorum. Sokrates’in bir sözünde dediği gibi mutsuz evlilik adamı filozof…
Vive la France/ Vive la petite Femme
NOT:Bu yazıyı okumaya başlamadan ilk önce Max Richter’ın She Remembers parçasını açıp yazıyı okumalarını rica ediyorum. Sonlara doğru ümit veren kısımlar başladığında yazıyı okumayı bırakıp yine Max Richter’ın Recomposed By Max Richter: Vivaldi, The Four Seasons- Spring 3’ı açıp okumalarını rica ediyorum, teşekkürler. Uzun süredir yazmak istemiştim, fakat bu isteğim ya yürürken aklıma geldi ya…
Su Yarası
Söze üstatlardan biriyle başlamayı uygun gördüm; “Dünya hassas kalpler için bir cehennemdir!” Goethe’nin bilindik sözlerindendir. Kız kardeşim çoğu zaman benim için kullanır; küçük ama dolgun dudaklarında buruk tatlı bir gülümsemeyle. Acır ama tebessümünü eksik etmez. Fonda Max Richter’ın müzikleri, bahçeden gelen konuşma sesleri, susmamaya yemin etmiş cırcır böcekleri, gece olmasına rağmen İzmir’in sıcağıyla artık yazma…
İlk Deneme
Ne yapacağını bilememek ya da insanın tamamen kilitlenmesi… Bir dili öğrenirken ilk önce o dilin kuralları öğrenilir. Ufak ufak emeklemeye çalışan bebek gibi olur kocaman insan. Yeni bir ifade şeklidir. Kelimeler eklenir, zamanlar, kalıplar, duygular, düşünceler daha rahat vücut bulsun diye yollar kurulur, sert kalıplar oluşturulur. Tek dert “O dili konuşanlar da anlasın beni yeter…
Kendinizi Tanıtın (Örnek Gönderi)
Bu, orijinal olarak Blog Yazma Üniversitesi’nin bir parçası olarak yayımlanan örnek bir gönderidir. On programımızdan birine kaydolun ve blogunuza doğru şekilde başlayın. Bugün bir gönderi yayımlayacaksınız. Blogunuzun nasıl görüneceği hakkında endişelenmeyin. Blogunuzu henüz adlandırmadıysanız veya bunaldığınızı hissediyorsanız merak etmeyin. “Yeni Gönderi” düğmesine tıklayıp bize neden burada olduğunuzu söylemeniz yeterli. Bunu neden yapmalısınız? Çünkü bu, yeni…
Blogumu Takip Edin
Yeni içerik doğrudan gelen kutunuza iletilsin.